Yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2008 Çarşamba

Erkek gözleri ile kadınlar

Erkek gözleri ile kadınlar


Erkerklerin gözünde kadınlar hep sorun olan, sorunlu olan, ağlayan, bol aş-lışveriş yapan kişiler olarak yer etmişlerdir. Aslında iki cinsin birbirini anlamama ve sürekli sürtüşme içinde olma sebebi adem ile havvaya kadar dayanmaktadır. Bİr kitap okumuştum kadın ve erkek ilişkileri hakkında tam kitabın ismi ile uyumlu bir makele oldu "Erkekler marstan Kadınlar venüsten"Bir alıntıda bakın erkek göü ile kadınlar nasılmış bakalım Gerçek olmasa bile güzel olduğunu duymayı istemek
İstedikleri bir şey de bile, en az üç kere hayır demek
Hiç otuz yaşına girmemek
Bir ortama girdiklerinde, diğer kadınlarla kendilerini kıyaslamak
İsteği reddedilince, ağlamayı silah olarak kullanmak
Ağlarken yalnız olmamak
‘Yok, bir şey’ derken, aslında çok şey anlatmak
Terk edildiklerinde, sığınacak omuz aramak
Aslında her şeyi hatırlasa da unutmayı kaçış yolu olarak görmek
Daima rejim yapsa da bunu sadece kilo verdiğinde duyurmak
Kilolarını, olduğundan eksik söylemek
Bir ricada bulunacağı vakit, en tatlı gülümsemesini kullanmak
En yakın kız arkadaşını sevgilisinden kıskandığı için sürekli onun dedikodusunu yapmak
Konu aşk olunca, intikam almaktan hoşlanmak
Yeteri kadar çantası ve ayakkabısı olsa bile, hep ihtiyacı olduğunu söylemek
Alışveriş merkezlerinde, kendini kaybetmek
Satın almayacağı bir şey için bile vitrin önlerinde vakit geçirmek
Yol tarif ederken genellikle takı bulunan ellerini kullanmak
Hep filmlerdeki gibi bir aşk istemek
Kesin cevabı olmayan konular hakkında sorular sormak
Haksız olduğu zamanlarda bile, duruma kendince nedenler bulmak

Derleyen: Semra Bulut

11 Haziran 2008 Çarşamba

Makarna hakkında yanlış bilinenler

Makarnanın şişmanlattığı ve besin değerinin düşük olduğu bilgiler aslında yanlış inanış ve eksik bilgiler tüketimini engelliyor.Toplumda, makarnanın şişmanlattığı ve besin değerinin düşük olduğu şeklinde yanlış ve eksik bilgiler bulunduğu, bilinenlerin aksine makarnanın kalori ve yağ oranının çok düşük olduğu bildirildi.
Aksine faydalı bir besin olan makarnanın, vitamin ve mineraller bakımından zengin ve yararlı bir besin kaynağıdır. Makarnada A, B1, B2 vitaminleri ile kalsiyum, demir, fosfor, potasyum ve protein bakımından oldukça zengin bir gıdadır. Makarnadaki yağ ve sodyum oranının da oldukça düşüktür ve kolesterol riskinin bulunmamaktadır. makarnanın, sağlıklı beslenmenin en temel unsurlarından birisidir ve en çok kullanılması gereken besinler arasındadır.

Makarna, kompleks karbonhidratlar grubundan olduğunu ve metabolizmada çabucak parçalanarak, anında enerjiye dönüşür. Bu nedenle kolay ve hızla hazmedilen bir besindir. Makarna tüketenlerin şişman olma tezine göre, İtalyanların daha şişman olması gerekirdi.
Aslında makarna şişmanlatmaz. kişi başı makarna tüketimi bizimkinden 5-6 kat fazla olan İtalyanların bizden daha şişman olması gerekirdi, ama değiller. Şişmanlatan makarna değil, içine konulan yağ ve kalorisi yüksek olan soslardı. Makarna hem çok doyurucudur hem de vücut için gerekli tüm vitamin ve mineralleri barındırır. Acil enerji ihtiyacı duyan bir karşılaşmaya ya da gösteriye hazırlanan sanatçılar, sporcular, yani fiziksel güç gerektiren işlerle uğraşan herkes için makarna, özellikle tercih edilen bir temel besindir.
Kaynak: Milliyet

30 Mayıs 2008 Cuma

Kızlar neden pembe rengi sever?

İngiliz uzmanlar kadınların neden pembe, rengi tercih ettiklerini araştırdı. Newcastle Üniversitesi uzmanları, bu sorunun cevabını net bir şekilde ortaya koydu.

İngiliz Newcastle Üniversitesi uzmanları kadınların pembe, erkeklerin mavi rengi tercih etmesinin öğrenilen bir davranış mı yoksa genetik mi olduğunu araştırdı. Toplam 200 kadın ve erkeğe mavi-pembe tonlarından oluşan renk şemaları gösterildi. Her biri 250 farklı şemayı değerlendiren deneklerde kadınların daima pembeye yakın renkleri, erkeklerin ise mavi skalasındaki renkleri seçtiği görüldü. Araştırmacılar kadınların pembeyi, erkeklerin maviyi sevmesiyle ilgili şu açıklamaları yaptı: Pembe: Olgun meyve.. İlk çağlarda kadınlar toplayıcılık yapıyordu. Meyvelerin olgunlaşıp olugunlaşmadığını anlamak için de kızarıklıklarına bakıyorlardı ve pembeleşmiş olanları topluyorlardı. Ayrıca çoğalmak için eş seçerken de yanaklarının pembe olmasına dikkat ediyorlardı. Çünkü bu, erkeğin sağlıklı olduğu anlamına geliyordu. İşte bu içgüdüsel tercihler pembe rengi çok sevmelerine neden oluyor. Mavi: Avlanma havası İlk çağlarda erkekler avcılık görevini üstlenmişti. Açık ve berrak mavi bir gökyüzü, avcılar için havanın avlanmaya müsait olduğu anlamına geliyordu. Bu durumda bereketli bir gün geçirecekleri inancı maviyi sevmelerini sağladı.

14 Mayıs 2008 Çarşamba

SEN VE BEN

SEN VE BEN

Öğle bir zamanda yaşıyoruz ki didişmeler hayatın bir parçası haline geldi. Birileri hep yenmek diğerleri ise hem yenilmek zorunda sanki. Büyük balık küçük balığı yutup semirmezse eğer en büyük balık onu ham yapıveriyor. Her şey matematiksel gibi görünüyor aslında. kaybın tersi kazanç, kazancın tersi kayıp. Fakat bir savaş almış başını gidiyorsa kardeş kardeşin kuyusunu kazıyorsa sevgililer birbirine karşı dürüst değilse ya da kadınlar kocalarına; kocalar kadınlarına karşı. Peki hal böyle iken biz hala iki ile ikinin kaç ettiğini hesaplayıp dururuz. Toplasakta çarpsakta çıkartsakta bölsekte işlemin sonucunu bulamayız. Çünkü bu işlemin sonucu hiç bir zaman dört çıkmaz bizim için. Beş eder mi ? oda tabiyata aykırı. Görünen o ki matematiksel hesaplarla toplumsal problemlerimizin çözümünü bulamıyoruz. O halde ben doyuyorsam sen doymasanda olur. Ben zenginsem sen açlıktan kırılsanda olur. yada ben yaşıyorsam sen ölsende olur. bu günden ne koparırsam felekten ne aparırsam kar bana. Ya sen...! Seni kim düşünecek ? İşte yitirdiğimiz en büyük değer, yenilğilerimizin en büyüğü bu galiba. Fedakarlık ise zaten içinden çıkamadığımız bir muamma saymakla bitecek gibi değil. Güzellikle sevgi adına ne varsa tükettik öyle ki kayıplarımızın listesini tutamaz hale geldik. Yanı başımızdaki felaketlerin farkında dahi olmayız çünkü günübirlik ve fert fert yaşıyoruzdur artık. Çözümsüz değilizdir muhakkak. Fazla söze ne gerek önceliklerimiz ben değil sen ve ben olmalı.

daha fazla yorum için

"Her şeyin fiyatını bilen ama hiç bir şeyin değerini bilmeyen insanlar olmaya başladık. Rastgele iyilik yapın. "

Yazar: Yıldırım

8 Mayıs 2008 Perşembe

Kadınlar, kadınlar, kadınlar

Kimi der ki kadın uzun kış gecelerinde yatmak içindir
Kimi der ki kadın yeşil bir harman yerinde dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir
Kimi de der ki ayalımdır
Boynumda taşıdığım vebalimdir
Kimi de der ki hamur yoğuran
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal
O benim kollarım, bacaklarım, yavrum, annem, karım, kız kardeşim, hayat arkadaşımdır.
NAZIM HİKMET
Dünya Kadınlar Günü, Anneler Günü gibi senenin sadece birkaç gününde hatırlanır kadınlar. Hem kendileri hem de erkekler tarafından bile böyle günlerde yerlere göklere sığdırılmazlar. Belki de sadece bir gün bile olsa yapılan iltifatların, verilen hediyelerin sonuna kadar tadını çıkarmalıdır kadın. Çünkü böyle günlerin ertesinde de kadın yine kendi dünyasına döner ya da dönmek zorunda bırakılır. Oysa kendisine sunulana razı olmuşluğun, boyun eğmişliğin ya da zorunda bırakılmışlığın içinde kadını erkeğe göre kıyaslamak ne acımasızlıktır. Kadının insan olduğu unutularak erkeğe göre bir sınıflandırmanın içine konulur. Üstelik gariptir ki bunu sadece erkekler değil kadınlar kendileri de yapmaktadır. Kendi bulunduğu yeri o kadar aşağılarda görür ki karşı tarafı görmek için hep yukarı bakar. Belki bugün toplumda erkeklerden çok daha iyi yerlere gelmiş kadınlar vardır. Ama bunlar öyle az sayıdalar ki… Diğer büyük çoğunluk ise hayatın her yerinde yaşayan ama sesi doğuştan kısık bir çoğunluk. Keşke en başta kadınlar sonra erkekler Nazım’ın da dediği gibi kadını önce ve sadece insan olarak görerek yaşasalar.
Yazan: YILDIRIM

Zamane müzikleri

Sürekli bir şeylerden şikayet etmek insanın kendisini rahatsız ediyor, şikayet edilenden önce. Son yıllarda müzik adına yapılan şeyler ya da bizlere müzik diye dayatılan gürültü insanı hasta ediyor. Oysa müzik ruhun gıdası değil miydi? Bence artık son dönemde yapılan müzikler için acil panzehir üretilmesi gerekiyor. Müzik; insanı duygulandırır, dinlendirir, düşündürür, uzaklara götürür, ağlatır, oynatırdı. Günümüzde ise müzik diye radyolarda, televizyonlarda içlerinde bol küfür ve bol hakaret bulunan sözleri bir araya getirip melodiyle de birleştirince müzik oluyor. Birçoğunun da sözleri zaten anlaşılmıyor. İnsanların kavgada bile birbirlerine söylemeyecekleri sözler müziklerde geçer oldu. Birde arkalarına birkaç dansçı alıp bir de klip çekildi mi tamamdır. Ondan sonra çocukların bile dilinde dolaşan sözleri her yerde duymaktan kaçamıyorsunuz. Ben kendi adıma ya da benim gibi düşünenler adına müziğin tarzı ne olursa olsun daha çok Türk insanına yakışır sözler duymak istiyorum.
Yazan: Mimi

TV dizileri

TV DİZİLERİ
Bugün ulusal radyolardan birinde Haziran ayında televizyondaki dizilerle ilgili bir festival yapılacağını duydum. Amaç en çok beğenilen, izlenilen dizileri halkın da katılacağı oylamayla tespit etmekmiş. Keşke bunu festivale kadar bekletmeyip bir an önce yapsalar da ekranlardaki ne kadar amatör, alelacele çekilmiş dizi varsa hepsini bitirseler.
Yazan: Mimi

Tv programları hakkında

Tv programları hakkında
Televizyon programları gün geçtikçe yozlaşıyor. İnsanların evlerindeki tek eğlencelerinin yani televizyonun son dönemlerdeki durumu her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Sabah programlarından başlayan görüntü ve ses kirliliği gecenin geç saatlerine kadar devam ediyor. Program sunucularının ağızlarında dolaşıp duran “her şey halk için” ya da “halka inmek” v.s. sözleri ise ekran başındaki izleyenleri hafife almak gibi geliyor insana. Eğer yapılan bu işler “halk için”se lütfen kendileri için bir şeyler yapsınlar da belki daha kaliteli işler ortaya koyarlar. “Halka inmek” sözü ise tartışılır. Halk nerede ki siz halka iniyorsunuz? Bence halkın bulunduğu yere çıkmaya çalışsınlar. Reytingleri neleri baz alarak ölçüyorlar bilemiyorum ama halkın yani biz izleyenlerin hatırı sayılır bir çoğunluğun onların dayatmalarını kabul ettiğimizi sanmıyorum. Bir dönem “birileri bizi gözetledi” sonra kaynanalar, gelinler, damatlar doluştu oturma odalarımıza! Arada daha birçok saçmalıklardan sonra şimdi de hemen her kanalda birilerini evlendirmeye çalışanlar. Yeter Artık biz çok sıkıldık! Sizi yani televizyon programcılarını Türk halkının bulunduğu yere çıkmaya davet ediyoruz.
Yazan: Mimi

21 Nisan 2008 Pazartesi

Kadınlar neden erkeklerden şikayet eder?

Kadınlar neden erkeklerden şikayet eder?
Bunun arka planında erkeklerin kendilerini beğenmesine olan ihtiyaçları yatar. Kadın erkeği değiştirmek için hep yakınır. Oysa sızlanmak yerine plan yapıp adımlar atsa daha kolay bir dönüşüm olduğunu görecektir.

Kadınlar hayattan en çok neyi ister?

1.Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.

2.Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir.

3.İster güzel olsun, ister çirkin olsun her kadın aslında bir cadıdır

Kadının mutsuz eden nedir ?

Sizce kadını en çok ne mutsuz eder?
İnsanoğlu sorunlarını çözümlemede mucize aramaya çok yatkındır. Kolay ve zahmetsiz çareleri çok sever. Meselenin sorumluluğunu kendi dışında bir sebebe bağlar. Mesela "büyü" der, "nazar" der, "sihir" der ve mesuliyetten kaçar. Bilhassa mutsuz olan kadınlar sorunu ekonomik problemler, eşinin anlayışsızlığı ve sevgisizliği gibi sebeplerde ararlar. Böylece hiçbir şey yapmamak için iyi bir özre sahip olurlar. Ancak bir insan kendini tanımayı başardıkça kendisine yardım edecek böylece başı daha dik duracak, daha güçlü ve mutlu olacaktır.

19 Nisan 2008 Cumartesi

ERKEKLER BUNLARI ASLA SÖYLEMEZLER

ERKEKLER BUNLARI ASLA SÖYLEMEZLER
Maç önemli değil diziyi seyredelim
Birlikte alışverişe çıkmayı özledim
Sadece salata yiyeceğim
Galiba yanlış yola saptım bilen birine soralım
Ayaktayken sana da bir çay koyayım
Karar veremiyorsan 2 ayakkabıyı da alalım
Bu aksam olmaz başım ağrıyor
Aldatmak çok saçma Seninle sohbet etmek varken kahvaltıda neden gazete okuyayım?

18 Nisan 2008 Cuma

çocuksu tebessümler


-Sürprizler karşısında kadınların yüzünde beliren çocuksu tebessümler ve gözlerinin parıldaması erkekler için vazgeçilmezdir.
-Eleştirmelerine rağmen kadınların duygusallıklarını yansıtabilmeleri onlar için önemlidir çünkü hiçbir erkek duygularını rahatça ifade edemez.
-Özenli ve çekici kadınlar Giyimlerinden, yemeklerine kadar onlara özen gösteren kadınlar erkekler için etkileyicidir. Bu, ilişkilerine ne kadar özen gösterdiklerinin bir işaretidir.
-Evde temizlik veya yemek yaparken bile onların gözünde çekici olduğunuzu biliyor muydunuz? Sebebi gayet açık, doğal halinizlesiniz.Sağduyulu ve çocuksu kadınlar Her ne kadar kadınların ilgi alanlarından anlamasalar da, kadınların bu konulardaki sağduyusu birçok erkek için etkileyicidir.

17 Nisan 2008 Perşembe

Evlilikler hakkında

Günümüz evlilikleri ebeveynlerimizinkine göre çok daha iyi; eşler biribirleri ile flört dönemi geçirebiliyor, uzun süre birbirlerini tanıma imkanları oluyor ama evlilikleri ebeveynlerimizinki kadar uzun sürmüyor. belki o zamanlarda toplum baskısının büyük önemi vardı, belkide kadın özğürlüğünü günümüz kadınları kadar ele almamıştı. Evlilik öncesi herşey çok iyi fakat evlilik sonrası eşler birbirlerinden çok çabuk şikayet ve rahatsızlık duyuyor. her evliliklerde ilişkileriniz için bir kaç öneri ekliyorum;
-Münakaşalarınızda yapıcı, arabulucu, şahsiyetli fakat ısrarcı olmayın. Sakın aşağılamayın, erkeklik veya kazanç ile ilgili bir şey söylemeyin. bu erkekleri aşağılayıcı bir durumdur.
-Yatak odasını asla bir ceza olarak uygulamayın. Yatak ayırmak yapılacak en büyük yanlıştır.
- Birbirinizle daima flört edin. Elinize geçen her anı dokunarak, öperek, el ele tutuşarak veya uzaktan dahi olsa göz göze bakışarak değerlendirin.
-Münakaşalarda, sonra başka odaya geçin ve daha ileri gitmesini önleyin. Kızgınlık veya küfürlerinizi kendinize saklayın. Karşı taraf bunları duymasın. İleride yalnız bu lafları akıllarda kalır. münakaşa nedenini bile hatırlamazsınız.
-Tenkitlerinizde önce iyi tarafları ön plana çıkarın. Sonra değişmesini istediğiniz konuları zarifçe belirtin. ısrarcı olmayın. ters tepki alabilirsiniz.
-Açken; yorgunken; kızgınken; özel günleirnizde iken ve arabada, yemek sofrasında, başkalarının yanında münakaşa yaratabilecek konulara girmeyin
-Alttan alırken kendinizi ezilen, taviz veren, kendisine haksızlık yapılan taraf diye görmeyin. Siz aslında "huzurunuzu satın alıyorsunuz". Birkaç gün sonra her şey yolunda iken kırgınlığınızı yumuşak ifadelerle dile getirin ve bir daha olmamasını dileyin, isteyin
-Romantik atmosfer yaratın; çocuklar olmadan baş başa kalma yolları arayın. başbaşa kaldığınızda televizyon izleyemekten daha farklı şeyler yapın.
- Daima neşeli, bakımlı, pozitif görünün. Güzel kokun, temiz olun, onunla karşılaştığınızda hemen şikayetlerinizi sıkıntılarınız aktarmayın, ona biraz zaman tanıyın.

Tamamen Evililik ile ilgili bir site

Katkıda bulunanlar

Website counter