Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Nisan 2009 Cuma

İncirin Tümöre karşı savaşı

Tümörlere karşı İncir
İncir Krampları önleyip kemikleri de güçlendiriyor, özellikle sindirim sistemi için çok faydalı bir meyvedir. İncirin, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir. Aynı zamanda İncir, lif deposudur ve gut hastalığını iyileştirici bir enzim olan fisin içerir. Ayrıca çok hafif bağırsak çalıştırıcı özelliği olduğu da bilinmektedir. İncirin anti-kanserojenik etkisi üzerinde de çalışmalar bulunmaktadır" dedi.

İncir kemik sağlığı, kan pıhtılaşması ve sağlıklı sinir sistemi için gerekli kalsiyumun en yoğun bitkisel kaynağı olduğu bilinmektedir. Anında enerji sağladığı ve krampları engellediği için sporcular için oldukça faydalı bir besindir. kuru incir, demir ve potasyum açısından besin değeri yüksek bir meyvedir.

Ayrıca İncirin, içerdiği bazı asidler dolayısıyla doğal bir sakinleştirici özelliği taşımaktadır. kuru incir, kolay sindirilebilen fruktoz ve glikoz içerir. Protein miktarı birçok kuru meyvenin iki katından daha fazladır. Diğer meyvelerle karşılaştırıldığı zaman kalsiyum, bakır, magnezyum, potasyum ve kükürt bakımından birinci, enerji, pantotenik asit, riboflavin, tiamin ve piridoksin bakımından ikinci sırayı aldığı görülmektedir. İncir, içeriğindeki pektin nedeniyle, bağırsaklarda toksik maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi gibi yararlar sağlamaktadır.

Polenler

Polenler

Bahar aylarının gelmesiyle birlikte bitkiler tekrar canlandı ve polenlerini bırakmaya başladılar.
Alerjik polenlerin insanların %15'ini etkilediği düşünüldüğünde Polenler yüzünden burun kaşıntısı ve akıntısı, göz kızarması, boğazda kaşıntı, yorgunluk, alerjik nezle gibi rahatsızlıklar 10 milyon kişide baş göstermektedir.
Baharda önce ağaçlar, çayır bitkileri ve yabani otların polenlerini bırakacaklar. Çocuklarda 4-5 yaşlarından önce görülmesi nadir olan polen alerjisi, erişkin döneminin en önemli alerjenlerindendir. Ülkemizde özellikle çayır, buğday, arpa, çavdar gibi bitki polenleri, Ege ve Marmara bölgelerinde zeytin ağacı polenleri çok alerjik olan cinslerdendir. Ayrıca duvar sarmaşığı, yapışkan ot polenleri de ısırgan otu polenleri de önemli alerjik polenleri oluştururlar.''

POLENLERE KARŞI ÖNLEMLER
  • Ayakkabılar eve sokulmamalı.
  • Pencereler açık tutulmamalı.
  • Eve girildiğinde yüz ve eller iyice yıkanmalı elbiseler hemen çıkarılarak yıkanarak temizlenmelidir. Rüzgarlı günlerde eve gelindiğinde ilk iş olarak duş almak gerekir.
  • alerjisi olanlar olanlar pikniğe gitmemeli, dışarıda zaman geçirmek durumunda olanlar maske takmalıdır.
  • Yatak çarşafları ve yastık kılıfları düzenli olarak değiştirilmelidir.
  • Halı ve kilimleri, haftada 2 kez makine ile süpürmek gerekir.''

Tehlikeli Bitkiler

Tehlikeli bitkiler
Katran ruhu, pire otu, güzel avrat otu, kenevir, kendir, hint yağı, çinko, cıva, arsenik gibi ürünlerin aktarlarda satılması Sağlık Bakanlığı karar ile yasaklandı.
Bakanlık,  Aktarların bu bitkileri "her derde deva" diyerek sattıklarını Bu nedenle, kullandığınız bitkilere konusunda bilinçli olunmasını istiyor.  Bazı bitkilerin fazla kullanımının ölüme yol açabileceğini söyledi.
İşte yasaklı bitkiler 
Adasoğanı: Aşırı dozda zehirlenmeye neden olabilir. 
Katran ruhu: Yakıcı bir sıvıdır. 
Güzel avrat otu: Bitki doğrudan kullanılırsa çok zehirli olabilir. 
Yüksük otu: Zehirlidir. 
Tatula yaprak ve çiçeği: Alışkanlık tehlikesi vardır. 
Balık otu: Fazla yenmesi durumunda zehirli bir bitkidir. 
Ebu cehil karpuzu: 2 gramdan fazlası öldürebilir

Kansere mucizevi meyve Kızılcık



Mucizevi meyve Kızılcık
Kızılcıkta bulunan antioksidan ve C vitamini kansere yakalanma riskini azalttığı kanıtlandı.
Türkiye'deki yaklaşık 60 kızılcık türünün bulunduğu bilinmektedir.

Araştırma Üniversiteleri Kızılcıkların antioksidan madde ve C vitamini içeriklerinin birçok meyve türüne göre çok daha yüksek değerlerde olduğu belirtiyorlar. Bir insanın günlük C vitamini ihtiyacının yarısının 100 gram kızılcık tüketilerek karşılanabileceği de tespit edildi.

Antioksidan ve C vitaminin Kızılcıkta çok yüksek miktarlarda olduğunun tespit edilmesi sonucu, kızılcıkların kansere yakalanma riskini azalttığı ve kızılcığın kansere ve daha bir çok hastalığa karşı bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ortaya koydu.

2 Nisan 2009 Perşembe

Sarımsak Çayı

Sarımsak Çayı
Doğum sonrası kilolarından kurtulmak isteyenlere sarmısak çayı diyeti tavsiye ediliyor. Doğum sonrası sağlık kurumlarının tavsiye ettiği sarmısak çayı bağırsakları çalıştırarak zayıflamada etkili olduğu söyleniyor.
Sarımsak çayı tarifi:
Tencerenin içine 3 bardak su ve 3 diş sarmısağı kaynatın. Su kaynadıktan sonra yarım bardak bal ve yarım bardak limon suyu ilave edin. Soğumaya bırakın. Günde 3 kez ılık olarak yarım bardak için. Bir sonraki gün kullanmak içinse, kaynattığınız kabı buzdolabında saklayabilirsiniz.

6 Ağustos 2008 Çarşamba

YAĞLI CİLTLER İÇİN MASKE

YAĞLI CİLTLER İÇİN:

1-Yumurta akı maskesi: Yumurta akını iyice çırptıktan sonra içine bir çay kaşığı limon suyu koyun ve bekletmeden yüzünüze, boynunuza sürün.
2- Şeftali maskesi: Tüylü bir şeftaliyi mutfak robotundan geçirip maske olarak kullanın.
3-Yoğurt maskesi: 1 tatlı kaşığı sade yoğurdu, arpa unu ile karıştırıp maskemizi hazırlayabiliriz.

DÖKÜLEN SAÇLAR İÇİN PİRİNÇ KABUĞU

DÖKÜLEN SAÇLAR İÇİN: PİRİNÇ KABUĞU

Maskeyi hazırlamak için, 1 litre kaynamış suya, 100 gram pirinç kabuğunu ekleyip 10 dakika kadar dem almasını bekleyin sonra süzün. Elde ettiğiniz pirinç suyunu yeni yıkadığınız saçlarınıza dökün ve saç diplerinin emmesi için masaj yaparak biraz ovalayın. 20 dakika bekleyip saçlarınızı hafif bir şampuanla tekrar yıkayın. Pirinç kabuğunda bol miktarda B vitamini bulunur. Bu nedenle saçların dökülmesini önler ve iyileştirir. Temiz saça sürülmesinin nedeni gözeneklerin açık olması ve kolay emebilmesidir. Bu maskeyi haftada 1-2 kez yapabilirsiniz.

Yaz meyvesi Karpuz

Yaz meyvesi Karpuzun faydaları

Yazın en vazgeçilmez, en tatlı ve lezzetli meyvesi olan karpuz sindirim sisteminde hazmı kolaylaştırıcı, kanı temizleyici özelliği vardır. aynı zamandan diyet yemeklerininde vazgeçilmez bir meyvesidir.
Sakarya Vatan Hastanesi Başhekimi Dursun Bostancı, karpuz çekirdeği içinde bulunan 'cucurbocitrin' adlı maddenin kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarını düzenlemeye yardımcı olduğunu belirtti. Bostancı, "Karpuzun çekirdekleri çok faydalı. Karpuz çekirdeği, midede herhangi bir şikayete sebep olmaz. Ayrıca az miktarda olsa bile barındırdığı likopen maddesi de kalbi enfarktüsten koruyor."diye konuştu. Karpuzun aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olması sebebiyle bağırsak hareketlerini düzenlediğini ve bağırsak kanseri türlerinden koruduğu bilgisini veren Bostancı, "Yağ ve kolesterol içermiyor. Büyük bir kısmının su olması sebebiyle vücudun yaz aylarındaki sıvı kaybını önlüyor. Böbrekleri çalıştırıyor, idrarı düzenliyor. Bol miktarda B ve C vitamini içeriyor, zindelik ve enerji veriyor. Antioksidan özelliği ile kanserden koruyucu etkiye sahip. Karpuz, kilo vermeyi kolaylaştırıyor." şeklinde konuştu. Kaynak : Zaman gazetesi

14 Temmuz 2008 Pazartesi

Limonlu Yüz Temizleme Losyonu

Limonlu Yüz Temizleme Losyonu

Limon yağlı ciltler için ideal bir temizleyicidir, cildi sıkılaştırıcı özelliğe sahiptir. Yüzdeki siyah nokta ve sivilcelere karşı ideal bir losyondur. Bunun için 30 ml. limon suyunu 30 gr. bal ve 200 ml. damıtılmış suyla karıştırın ve bu karışımı bir kabın içine koyun. Hazırladığınız bu losyonu sabahları ve akşamları, bir pamuğa damlatarak yüzünüze sürün. Böylece hem temiz hem de canlı bir cilde sahip olacaksınız. Ancak yüzünüze bu karışımı sürdükten sonra en az iki saat güneşe çıkmamaya dikkat edin. Aksi halde yüzünüzde lekeler oluşur.

ANTIAGING KREMLERİNE 30’LARDA BAŞLAYIN

ANTIAGING KREMLERİNE 30’LARDA BAŞLAYIN

Kadınların yaşlanmayı geciktirmek, daha genç, güzel, sağlıklı ve doğal görünümlü bir cilde sahip olmaları için, 30’lu yaşlarından itibaren ciltlerine uygun antiaging ürünleri kullanmaları gerekiyor. Dr. Gökhan Okan, cildi gençleştiren ürün grupları hakkında şu bilgileri verdi:

A vitamini içeren kremler Bu kremlerin cildi gençleştirici etkiye sahip olduğu bilimsel olarak da kanıtlandı. A vitamini, ciltteki kolajen salgısını artırıyor, derinin gerginliğini sağlıyor. Soyucu özelliği var, bu sayede yıpranmış cildin altından taze bir derinin gelmesini sağlıyor. Cildimizdeki düzensiz pigmentasyonu (renk artışı) azaltıyor. Güneş lekelerinin hafiflemesine yardımcı oluyor. Ancak burada ürünün içeriğine dikkat edilmesi gerekiyor. Bu kremleri hekimlerin reçetelemesi, ürün içeriklerinin doğru oranda, uygun konsantrasyonda ve doğru ciltte kullanılması önem taşıyor.

Alfa Hidroksi Asitleri AHA (meyve asitleri) Meyve asidi içeren antiaging ürünlerinin de cilde yararları bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Bu ürünler cildin rengini açıyor. Meyve asitleri hyarulonik asit salgılanmasını artırıyor. Su tutucu özelliğe sahip olan hyaluronik asit cilde nem kazandırıyor. Piyasada da çok fazla meyve asiti içeren krem bulunsa da, bu etkiyi yapacak oranda bulunması önem taşıyor. Güçlü antiaging etki elde edebilmek isteniyorsa A vitamini içeren ürünle birlikte meyve asidi içeren ürün beraber kullanılabilir. İki ürünün birlikte yaratabileceği tahriş konusunda dikkatli olunması gerekiyor.

Karpuzun faydaları


Karpuzun faydaları

Yaz aylarının en vazgeçilmez, en tatlı ve lezzetli meyvesi olan karpuzun sağlığımızada çok büyük faydaları vadır.sindirim sisteminde hazmı kolaylaştırıcı, kanı temizleyici özelliği vardır. aynı zamandan diyet yemeklerininde vazgeçilmezleri arasındadır
Sakarya Vatan Hastanesi Başhekimi Dursun Bostancı, karpuz çekirdeği içinde bulunan 'cucurbocitrin' adlı maddenin kan basıncını düşürme
Karpuzun faydaları
Yaz aylarının en vazgeçilmez, en tatlı ve lezzetli meyvesi olan karpuzun sağlığımızada çok büyük faydaları vadır.sindirim sisteminde hazmı kolaylaştırıcı, kanı temizleyici özelliği vardır. aynı zamandan diyet yemeklerininde vazgeçilmezleri arasındadır

Sakarya Vatan Hastanesi Başhekimi Dursun Bostancı, karpuz çekirdeği içinde bulunan 'cucurbocitrin' adlı maddenin kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarını düzenlemeye yardımcı olduğunu belirtti. Bostancı, "Karpuzun çekirdekleri çok faydalı. Karpuz çekirdeği, midede herhangi bir şikayete sebep olmaz. Ayrıca az miktarda olsa bile barındırdığı likopen maddesi de kalbi enfarktüsten koruyor."diye konuştu. Karpuzun aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olması sebebiyle bağırsak hareketlerini düzenlediğini ve bağırsak kanseri türlerinden koruduğu bilgisini veren Bostancı, "Yağ ve kolesterol içermiyor. Büyük bir kısmının su olması sebebiyle vücudun yaz aylarındaki sıvı kaybını önlüyor. Böbrekleri çalıştırıyor, idrarı düzenliyor. Bol miktarda B ve C vitamini içeriyor, zindelik ve enerji veriyor. Antioksidan özelliği ile kanserden koruyucu etkiye sahip. Karpuz, kilo vermeyi kolaylaştırıyor." şeklinde konuştu. Kaynak : Zaman gazetesi
sağlık, Kadın bakım, şifalı bitkiler, yorum
ye ve böbrek fonksiyonlarını düzenlemeye yardımcı olduğunu belirtti. Bostancı, "Karpuzun çekirdekleri çok faydalı. Karpuz çekirdeği, midede herhangi bir şikayete sebep olmaz. Ayrıca az miktarda olsa bile barındırdığı likopen maddesi de kalbi enfarktüsten koruyor."diye konuştu.

Karpuzun aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olması sebebiyle bağırsak hareketlerini düzenlediğini ve bağırsak kanseri türlerinden koruduğu bilgisini veren Bostancı, "Yağ ve kolesterol içermiyor. Büyük bir kısmının su olması sebebiyle vücudun yaz aylarındaki sıvı kaybını önlüyor. Böbrekleri çalıştırıyor, idrarı düzenliyor. Bol miktarda B ve C vitamini içeriyor, zindelik ve enerji veriyor. Antioksidan özelliği ile kanserden koruyucu etkiye sahip. Karpuz, kilo vermeyi kolaylaştırıyor." şeklinde konuştu.

Kaynak : Zaman gazetesi

19 Haziran 2008 Perşembe

Kozmetikler ürünlerde alerji

Kozmetikler ürünlerde alerji

Kaliteli bir kozmetik ürünü veya bir krem aldınız. Kalitesine güvendiğiniz için hiç tereddüde düşmeden ürünü kullandınız ve birkaç gün sonra cildinizde problemler yaşadınız bu durum özellikle hanımlar arasında oldukça sık rastlanan bir durumdur. Kullanılan kozmetik madde alerji yapmış olabilir. Üstelik üründe alerji yapma ihtimali zayıf ibaresi (hipoallerjenik) olduğu halde. Ülkemizde kozmetik ürünleri üretimi kontrol ve denetim altına tam olarak alınamamıştır. Bu tür ürünleri kullanmadan önce cilt yapısı ve bağışıklık sisteminizi iyi bilmeniz gerekmektedir.

Bağışıklık sistemi bedeni yabancı maddelerden(bakteriler, virüsler ve tümörleşen hücreler) korumakla görevlidir. bazı kişilerde kozmetikler ve sanitasyon maddeleri vücutta zararlı madde olarak algılanır ve vücutta bunlara karşı “dermatit” ile sonuçlanacak tepkime görülür.

Kozmetik ürünleri vücutta 2 farklı dermatit ile görülebilir:

1- Alerjik kontakt dermatit
Alerjik kontakt kozmetiklere alerji gelişmesiyle ortaya çıkan dermatitlerdir
. Önceden herhangi bir alerjik maddenin teması ile duyarlı hale gelmiş ve tekrar teması ile ortaya çıkan bir reaksiyondur. Kontakt dermatit tanısı konan hastaların yaklaşık % 25-30 kadarını alerjik kontakt dermatit oluşturur. Bu duyarlılık haftalarca, yıllarca hatta çoğu kez bütün bir ömür boyu sürebilir. Alerji gelişmiş olan maddeye her temas edildiğinde, dermatit bulguları görülür.

2- İrritan kontakt dermatit.
Kozmetik ürünlerdeki tahriş edici maddelere sonucu ortaya çıkan dermatite İrritan kontakt dermatit denilir. Bağışıklık sistemi tarafından başlatılmayan reaksiyonlardır. Tüm kontakt dermatit olgularının ortalama %70’ini İrritan kontakt dermatit oluşturur. Önceden duyarlılık kazanılmış olması gerekli değildir bazen maddeyle ilk kez dokunulması sonrasında bile görülebilir.Tanı: Bu tür temas alerjilerinde yapılan test Yama testidir (patch test). Bu test vücutta dokunma sonrası ortaya çıkan alerjinin temel maddeleri içerir. Sırt kısmına uygulanarak alerjik olduğu maddeler tespit edilir. Bu alerjide kalıcı bir tedavi yöntemi yoktur, alerji yapan maddelerden uzak durmak en iyi tedavi yönetimidir.
Kaynak: www.allerjim.com , Dr.Zafer Çalışkaner

14 Haziran 2008 Cumartesi

Parmak ve boyun kütletme


Parmak ve boyun kütletme
Parmak ve boyun kütletme gibi hareketlerin psikolojik bir rahatlamaya yoludur ama beraberinde ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirir. Sürtünmeli eklem bağlam noktalar bedende en çok çıtlatılan bölgelerdir, Kemiklerin birleştiği bağlantı kısmında yaplama yapan sıvı vardır, parmakların gerilmesi esnasında kapsülün de gerilir, içindeki sıvının basıncının azalarak gaz kabarcıklarının patladığını, çıtırdama sesinin ise bu yüzden oluşur. Zorlama sonucu kütletmenin, kıkırdakta bozulma, hasar görme, halk arasında kireçlenme denilen rahatsızlığa sebep olur. "Boynu aniden sağa sola çevirip kütletme omurilik yaralanmalarına, felce dahi sebep olabilir." dedi.
Kaynak: AA

11 Haziran 2008 Çarşamba

Makarna hakkında yanlış bilinenler

Makarnanın şişmanlattığı ve besin değerinin düşük olduğu bilgiler aslında yanlış inanış ve eksik bilgiler tüketimini engelliyor.Toplumda, makarnanın şişmanlattığı ve besin değerinin düşük olduğu şeklinde yanlış ve eksik bilgiler bulunduğu, bilinenlerin aksine makarnanın kalori ve yağ oranının çok düşük olduğu bildirildi.
Aksine faydalı bir besin olan makarnanın, vitamin ve mineraller bakımından zengin ve yararlı bir besin kaynağıdır. Makarnada A, B1, B2 vitaminleri ile kalsiyum, demir, fosfor, potasyum ve protein bakımından oldukça zengin bir gıdadır. Makarnadaki yağ ve sodyum oranının da oldukça düşüktür ve kolesterol riskinin bulunmamaktadır. makarnanın, sağlıklı beslenmenin en temel unsurlarından birisidir ve en çok kullanılması gereken besinler arasındadır.

Makarna, kompleks karbonhidratlar grubundan olduğunu ve metabolizmada çabucak parçalanarak, anında enerjiye dönüşür. Bu nedenle kolay ve hızla hazmedilen bir besindir. Makarna tüketenlerin şişman olma tezine göre, İtalyanların daha şişman olması gerekirdi.
Aslında makarna şişmanlatmaz. kişi başı makarna tüketimi bizimkinden 5-6 kat fazla olan İtalyanların bizden daha şişman olması gerekirdi, ama değiller. Şişmanlatan makarna değil, içine konulan yağ ve kalorisi yüksek olan soslardı. Makarna hem çok doyurucudur hem de vücut için gerekli tüm vitamin ve mineralleri barındırır. Acil enerji ihtiyacı duyan bir karşılaşmaya ya da gösteriye hazırlanan sanatçılar, sporcular, yani fiziksel güç gerektiren işlerle uğraşan herkes için makarna, özellikle tercih edilen bir temel besindir.
Kaynak: Milliyet

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Gözlerdeki şişliğe pratik çözüm


Gözdeki şişliğe pratik çözüm
1) Zaman zaman birçok kişiyi rahatsız eden gözlerdeki şişlik, toksin birikmesi nedeniyle yaşanır. Şişlikten kurtulmak için soğuk süte batırılmış pamukla 10 dakika kompres yapabilirsiniz. Şişliği, göz kapağı çevresine hafif baskı uygulayarak da kontrol altına alabilirsiniz. Ayrıca gözleriniz yorgunsa; soğuk salatalık dilimlerini 3 dakika göz kapaklarınızın üzerinde tutup, ardından soğuk suyla gözlerinizi ve yüzünüzü iyice yıkadığınızda, kendinizi daha dinç hissedebilirsiniz. Göz çevresi oldukça hassas olduğundan kullanacağınız kremi seçerken de uygularken de çok dikkat etmeniz gerekir. Göz çevresine krem kullanırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; kremi göz çevresinden içe doğru yedirerek kullanmanızdır.
2) Patatesler soyularak rendelenir ve suyu sıkılır. Bu suya temiz bir tülbent daldırılıp göz altına yerleştirilir. 15 dakika beklettikten sonra soğuk su ile yıkanır. Olum­lu bir sonuç almak için

Tartı diyeti

Tartı diyeti
• Amaç zayıflamak isteyen kişinin kilosunu belirli bir düzeyde tutmak. Kilo vermek isteyenler için iki farklı seçenek bulunuyor. Birinci seçenekte sadece besleyici değeri olan gıdalar tüketiliyor. İkincisinde ise tüm gıdaları küçük porsiyonlar halinde tüketilmesi öneriliyor.

Nutri sistem, South beach diyeti

Nutri sistem diyeti

• Düşük karbonhidratlı, yüksek protein ve lifli gıdalardan oluşan bir diyet programı.

• Örnek gıdalar: Tarçınlı yulaf yemeği, kremalı brokoli çorbası, ızgara biftek.

South beach diyeti

Amacı kişiye gıdaların beslenme değerlerini ve uygun porsiyonları öğretmek. Bu yüzden diyet programı, ilk önce düşük karbondidrat ve bol sebze ile başlıyor. İki hafta sonra çikolata ve makarna gibi bol karbonhidratlı gıdalara geçiliyor.

• Örnek gıdalar: 1'inci aşama: Sebze, yumurta, peynir, fındık, balık. 2'nci aşama: Mısır gevreği, patates ve ev yapımı ekmek.

Sonoma diyeti

Sonoma diyeti


• Asya ve Akdeniz mutfağının karışımından oluşuyor.

Örnek gıdalar: Yağsız et, peynir, badem, dolmalık biber, zeytin, brokoli, üzüm, zeytinyağı, çilek, domates, tahıl, her türlü deniz ürünü ve kırmızı şarap.

Nasıl uygulanıyor?

Bu diyet üç aşamadan oluşuyor.

Birinci bölüm: 10 gün sürüyor. Muz gibi tatlıyı hatırlatan meyveler yasak. Günde sadece bir bardak süt içebilirsiniz (yağsız). Nişastalı sebzeler ya da tam tahıllar (Mısır, patates, pirinç, pişmiş havuç, ekmek, kahvaltılık gevrekler) ve alkol ilk hafta yasaklar listesinde. Kadınlar için limit 1200 erkekler için 1400 kalori.

İkinci aşama: İstediğiniz kiloya gelene kadar devam ediyor. Günde bir bardak şarap içebilirsiniz. Birinci aşamada yasak olan sebze ve meyvelerden günde bir porsiyon yiyebilirsiniz. Kalori limiti kadınlar için 1500, erkekler için 1800.

Üçüncü aşama: Kilo verdikten sonra da yaşlanmayı geciktirmek için sağlıklı beslenmeye devam etmeniz gerekiyor.

Yasaklar: Hayvansal gıdalar, öğünler arası atıştırmalar, meyve suyu, kurutulmuş meyve… Şeker, ekmek, kurabiye, kraker, pirinç, peynir, katı yağ, reçel, dondurma ve hamur işleri de yasak. Sabah kahvaltısında küçük, öğlen ve akşam yemeğinde ise orta boy tabak kullanın. Bu rejimde, diyet ürünler kullanılmıyor.

Organik diyet, Çiğ gıda diyeti

Organik diyet

Tatlandırıcı, katkı maddesi, hormon ve tarım ilaçları olmadan üretilen sağlıklı tarım ürünleri ile beslenmeyi hedefliyor.

• Örnek gıdalar: Hormonsuz süt, köy yumurtası, kepekli tahıllar, tarım ilacı kullanılmadan üretilen sebze ve meyve.

Çiğ gıda diyeti

• Pişen yemeklerin besin değerinin öldüğünü savunarak gıdaların çiğ tüketilmesi prensibine dayanıyor.

• Örnek gıdalar: Suşi (Japon usulü çiğ balık), tütsülenmiş et, çiğ sebze ve meyve.

Makrobiyotik diyet

Makrobiyotik diyet

Yüksek lif oranına ve düşük yağ miktarına sahip yemeklerle beslenmeyi öngörüyor. Vejetaryenler tarafından uygulanıyor.

• Örnek gıdalar: Sayo eti, fasulye, fındık, kepekli pirinç, sebze ve meyve.

Makrobiyotik 'te 4 altın kural

1. Sadece karnınız açken yiyin ve bir lokmayı en az 50 kez çiğneyerek yutun.

2. Günlük aldığınız gıdaların yüzde 10'u çorba, yüzde 30'u sebze, yüzde 10'u fasulye ve yüzde 50'si tahıl olmalıdır. Tüm bunların yanında meyve ve bir avuç fındık yemeniz gerekiyor.

3. Bol bol yeşil çay için. Bu sindirim sistemini hızlandırır.

4. Diyetinizi yoga ile destekleyin, böylece en iyi sonuçları alacaksınız.

Katkıda bulunanlar

Website counter